EdebiyatGenç Kalemler

Kudüs

936Okunma

‘İsra’ kudsi lafzı ile gecenin gündüze fazilette galip olduğu Arz-ı Mukaddes! Ulvi nebiler ile müzeyyen ve hürmetine kâinatın yaratıldığı Aziz Sevgili’nin kademini öpen topraklar. Rahman’ın kelamı ile şerefyâb olan Musa’ya (as) vadedildin. Sana vuslat etmeden evvel 40 yıl çölde terbiye edildi İsrailoğulları. Yuşa (as) yaklaştı en çok sana. Ve sapanında bir taşla nasip oldun Davud’a (as).

Sen Arş’a ulaşmanın en makbul yolusun. Burak’ın durağıdır aziz duvarın. Senin fatihin, kendisi sebebiyle Zat-ı Mutlak’ın hüküm indirdiği Ömer’dir. Hicrandan sonra Selahaddin’in yurdusun yeniden. Adüvve Yavuz olanı, secdede Selim’e bürüyensin. Ulu Hakan vermedi toprağından “Üzeyir Allah’ın oğludur” diyen haddi aşmış topluluklara. Onun aklından çıkarmadığını, kul unutmaya meyleder. Girer necis yürekler, nurdan pak zeminine. Emanet zayi olur Haccacların hükümranlığı ile. Ama Davud (as) hala oradadır. Filistinli gençlerin sapanlarındaki taş Ebabillerin siccilleridir. İsabet etmiştir, Ebrehe misali Siyonizm’in karanlık yüzüne.

Devir nedamet devridir. Şairler dile getirir tövbemizi. Nizar Kabbani haykırır, Mahmud Derviş ah eder, Akif İnan çağırır sana inanan gönülleri. İstanbul vazgeçmez senden, Ey Mekke’nin öksüz kardeşi. Hilal, özler semanda dalgalanmayı. Mazinin sislerinden görünen medeniyetler hasret duyar sana, Buhara ve Bağdat gibi. Ümmetin sesi duyuluyor tek bir ağızdan: “Bekle! Vaadine sadık Zülcelal’ın kitabı ile geleceğiz sana. Uğruna şehadeti hayata tercih eden yiğitlerin isimleri ile adımlayacağız sokaklarını. Şeyh Ahmed Yasin ve küçük şehidin Muhammed Durra’nın ismiyle. Ve Ey Kudüs! Rahman’ın ismiyle…”

 

Esra Doğan