Kürsü

Kuran’da ‘Hayat Boyu Eğitim’

2.09BinOkunma

Kuran-ı Kerim, Allah’ın insanı terbiye ederek Müslüman’a dönüştürmek için indirmiş olduğu bir eğitim ve rehberlik kitabıdır adeta.

Kuran’a dayanan eğitim ve öğretim ilkeleri, nizam olarak ele alındığında, yalnız Müslümanlar için değil, bütün insanlık için bir anlaşma, bir birleşme ve ilerleme ufku açılmış olur.

Kur’an, Allah’ın insanlığa yönelik bir hitabı ve bildirimi olup insanın inanç ve anlam dünyasına, davranış ve etkinliklerine ilahi bir müdahale amacı taşır.

Allah’ın Rabb-Yetiştirici olması, insanın yetişme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz, tersine ona karşılık verebilmek için birtakım yükümlülükler, ödevler yükler. İnsanın bunları yerine getirmesi ölçüsünde de ilahi terbiyeden geçerek, insani eksik ve kusurlardan arınmış, olgun bir insan ve Allah’a karşı sorumluluklarının bilincinde gerçek bir Müslüman ortaya çıkar.

Eğitim öğretimin en başta gelen vasıtası okuma ve yazmadır. Kuran-ı Kerim’in ilk inen ayetleri “okuma”, “yazma”, “öğrenme”, “öğretme”, “bilme”, “açıklama” temalarından oluşmaktadır.

Kuran’da ‘Hayat boyu eğitim’

Kuran’ın öngördüğü eğitim, insanın belli bir yönünün değil, bütün güçlerinin, kişilik ve karakterinin eğitimi olarak anlaşılmalıdır. Zihnin eğitimi kadar, kalbin eğitimi, bilişsel güçlerin yanında duygusal yapının da eğitilmesi önem taşır. İnsani arzu ve dürtüler üzerinde denetim mekanizmaları oluşturacak bir değerler programı ile aşırılıklardan uzak dengeli ve sağlam bir kişilik yapısı hedeflenir. Bireysel olduğu kadar toplumsal ilişkiler içerisinde bir olgunlaşma stratejisi belirlenmiştir.

Kuran’da, insanın beden ve ruh özelliklerinin yanında, içinde bulunduğu fiziki ve sosyal çevresi dikkate alınarak, eğitim ve öğretimin metotları gösterilmiştir. Kuran’ın eğitim ve öğretim için ortaya koyduğu metot, hem eğitimci hem de eğitime konu olan insan için nazari ve ameli anlamda fıtrata ve sosyo-psikolojik şartlara uygundur.

İslam eğitim anlayışında, doğuştan getirilen içgüdülerin hepsi -hiçbirisi dışlanmadan- geliştirilmiş ve yönlendirilmiştir.

Kur’an ayetleri ile etkileşim halindeki muhataplarda köklü bir değişim ve dönüşüm yaşanmış ve “Müslüman” denilen bir insan tipi tarih sahnesine çıkmıştır. Kur’an öğretileri eşliğinde Hz. Muhammed (aleyhissalâtu vesselam)’ın önderliğinde ve örnekliğinde şekillenen bu insan tipi, tarihe yön veren büyük bir uygarlığın kurucusu ve taşıyıcısı olmuştur.

Günümüzde henüz yaygınlaşmaya başlamış olan “hayat boyu eğitim” anlayışı, Kuran’ın “Allah ve insan” tasavvuru içerisinde kayda değer bir yer tutar. Yüce Allah, yarattıklarıyla sürekli, kesintisiz bir bağ ve ilişki içerisindedir. İnsan için bunun süresi, bu dünya hayatının sonuna kadar uzanır. Bir Müslüman’ın eğitim ödevleri ve görevleri, ölüm anına kadar devam eder.

Kur’an insanlığa, öğretimin temel ve ilk görev olduğunu, vazgeçilmezliğini, müstağni olunamayacak bir faaliyet olduğunu, ayrıca neleri nasıl öğreneceğini açıkça belirtiyor.

Öğretimin temel esasları

Bu ayetlere göre, İslam’da öğretimin şu esaslara dayandığını söyleyebiliriz:

a) Okumak: Ancak bu okumak, zahiri anlamda basit ve kuru bir bilgiyle yetinmeyerek, varlığını, beden ve ruh özelliklerini bilmek, bütün benliğini ve benliği üstündeki Yaratıcı’sını düşünerek okumaktır. Rabbin adıyla okuması, kendini ve Rabbini derinlemesine bilmesi, idrak etmesi isteniyor.

b) Yaratılışı düşünmek: Özellikle insanın kendi yaratılışına dikkat çekiliyor. Biyolojik açıdan insanın kendini, özelliklerini bilmesi, bunun düşünülmesi ve araştırılması isteniyor. Ayrıca, hayvanların, dağların taşların ve yıldızların araştırılması gerektiğine işaret ediliyor.

c) Yazıya önem vermek: Yalnız okumakla yetinmeyip, kalemle ulaşılacak bilgilerin yazılmasının önemi vurgulanıyor.

d) Gayretli Olmak: İnsan, çalışmak suretiyle ve Allah’ın da yardımıyla, bilmediklerini öğrenebilir. Öğrenim esnasında, her zaman ve her işte, Allah’ın keremine güvenerek bilmediklerini öğrenmeye yönelmelidir.

e) Cehaletten Kaçınmak: Bütün bunlar yapılmazsa, yani insan yeterince öğrenim görmez, kendini yetiştirmez, yeteneklerini geliştirmezse, eğitim ve öğretimden kendini müstağni sayarsa ve Allah’ın bu işaret ve ikazına uymazsa, yanlışlara düşerek başarı ve mutluluğa ulaşamaz.

İlk nazil olan ayetlerden başka Kuran’ın okumaktan, kitaptan (‘Alak, 6-7; A’raf, 203; İsra, 13-14; Hakka, 19-21), hakka ile kalemden (Kalem, 1-2) ve yazmaktan doğrudan ve dolaylı olarak bahseden pek çok ayetlerini, aralarındaki bağlantıya göre düşündüğümüzde, çıkacak bilgileri şöyle sıralayabiliriz:

a) Kuran’ın Müslümanlara yüklediği ilk mükellefiyet emri, okuma-yazma hakkındadır. Böylece okuma-yazma, İslam’ın amel yönünden temellerinden biridir.

b) Okuma-yazma da diğer ameller gibi bir gaye değil, dünyada ve ahirette saadete götüren çok önemli bir vasıtadır. Özellikle Allah’a inanmaya bağlıdır. Onun için her işe olduğu gibi, okuma yazmaya da Allah’ın adıyla başlamak esastır.

c) Okuma-yazma sadece dünya hayatında değil, ahiret hayatının iyiliği için de işe yarayan bir araçtır.

Kur’an kaynaklı bu faaliyeti, gerçek bir eğitim olayı olarak değerlendirmek yanlış olmaz. Çünkü eğitim eylemi, bireylerin hayatında bir tür değişikliği ve gelişmeyi sağladığı ölçüde görevini yerine getirmiş olur. Kuran metninin bu “eğitici” vasfının günümüzde de etkinliğini ve güncelliğini sürdürdüğü bir gerçektir.

Kuran açısından kişilik gelişimi

Kuran’daki eğitim ve öğretimle ilgili ayetleri birlikte düşündüğümüzde, insanın bio-psikolojik özelliklerini, içgüdülerini, nefsani isteklerini ve eğitimini, kişinin fıtratına uygun bir şekilde ele almak, yeteneklerini tam bir hürriyet içinde çıkabileceği en yüksek noktaya çıkarmak, eğitimlerini de kendine, fiziki ve sosyal çevresine zarar vermeyecek şekilde yönlendirmek esastır. Böylece kişinin kendine iyilik, kendine yardım için kendini her yönden aktif hale getirici öğretim faaliyetlerinde bulunması, kendini kemale erdirmesi ve böylece hürriyet içinde değişme ve gelişme alanlarında yapacağı her türlü faaliyet, İslam tarafından teşvik edilmiştir.

Kuran açısından kişilik gelişimi, tüm potansiyellerin açığa vurulduğu, fiilleştirildiği bir “kendini gerçekleştirme” süreci olarak değil, “nefsini tezkiye ve tasfiye etme”, “benliğini arındırma” ya da “kendinde aşkınlaşma” (kendini aşma) süreci olarak anlaşılmalıdır.

Kuran açısından denebilir ki eğitimden asıl maksat, insanın kendine dönmesi, kendini tanıması ve kendini, Rabbinin dilediği doğrultuda eğitmesidir.

İslam eğitiminin nihai hedefi; ferdin toplumsal ortamında ve geniş anlamıyla insanlık seviyesinde, Allah’a tam olarak bağlanarak “kendini bilmesi” ve bu yolda yürümeyi sürdürmesidir.

 

İLK AYETLERDE EĞİTİM

Bu ilk nazil olan ayetler üzerinde düşünüldüğünde şu eğitim değerlerini görmekteyiz:

1. Okumak: Yaratılan her şeyi ve kâinatı derinlemesine manalandırmak.

2. Yaratılışı düşünmek: Özellikle insanın kendi biyolojik yaratılışı üzerinde araştırmalar yapmak.

3. Devamlı çalışmak suretiyle -Allah’ın da yardımıyla- yeni yeni buluşlara ulaşılabileceği telkin edilerek, ümit ve tecessüsü artırmak.

4. Yalnız okumayla yetinmemek, aynı zamanda yazmaya da önem vermek.

5. Bilmediği çeşitli konularda insanın Rabbine sığınarak sabırla araştırmalara devam etmek.

 

-Müjdat Gökçe