Genç KalemlerOruç Bize Ne Diyor?

Eftalya

1.25BinOkunma

İri ve uzun kirpiklerinin içine hapsolmuş irisi, iki güzel tezatlığa bürünmüştü. Amber rengi gitgide savaş meydanından çekilir gibi, meydanı Zümrüt yeşiline bırakmıştı. Kahverengi, uysallığı ve sükuneti temsil ederken ahenkli haliyle yeşil, büyük bir gürültü ve cümbüşün sembolüydü. Ve kız, bu iki rengi iri gözlerinde taşıyordu.

Eftalya’ydı bu. Hemen yanında oturan ise arkadaşı Maral. Usulca kafasını gökyüzüne çevirdi. Kendisini oraya ait hissediyordu.

“Keşke” diye mırıldandı Maral. 

“Keşke… Bir bulut olabilsem. Her an gökyüzünde asılı olmak ne hoş olurdu kim bilir. Değil mi Eftalya?”

Eftalya yerinde hafifçe kıpırdandı. O sadece esen ılık rüzgarı hissediyordu.

Eftalya yüzünde sabit bir gülümsemeyle kafasını Maral’ın olduğu tarafa hafifçe çevirdi. Naif sesiyle öyle can alıcı cümle kurdu ki Maral’ın yüreği büyük bir yankıyla alev aldı.

“Ben göremiyorum Maral, ama hissedebiliyorum.”

İkisi de bir süre konuşmadılar. Maral elinde olmadan düşündü. “Bir an için…” dedi. “Bir an için şu hayranlıkla baktığım gökyüzünü göremeseydim ne yapardım? Gerçekten bir ömür göremeyip hissetseydim…”

Vücudu korku ve acıyla sarsıldı.

Eftalya’ya baktığında hala gülümsüyordu.

“İstersen senin gözlerin olabilirim? Sana anlatabilirim göğü.” Hafif utanarak söylemişti bunu. Küçük kızın tepkisinden çekiniyordu. Kız geldiğinden beri yüzünden eksik etmediği gülümsemesiyle Maral’a baktı.

“İyi de ben bulutları görmek istemiyorum ki. Benim aklım bulutların ardında. Orayı sen de göremezken, nasıl benim gözlerim olabilirsin?” Maral hafif şaşkınlık ve utanma ile Eftalya’ya baktı.

Eftalya konuşunca düşünceleri dağıldı.

“Seni kırmadım değil mi? Ama ben gerçekten merak etmiyorum göğü. Rüzgarı hissediyorsan, gökyüzü avucundadır. Suyun ilhamına bulanmışsan da bir deniz kızısındır. Yağmuru hissediyorsan eğer, zaten görüyorsundur. Bana üzülme gerçekten Maral. Gözleri olup da göremeyenlere, yaşarken hissedemeyen insanlara üzül. Onlar bu hayatın esiri, ama dedim ya benim aklım bulutların ardında.

Maral, eğer gören ama hissetmekten yoksun biri olsaydım, çok daha kör bir insan olurdum. Görüneni görüyor gözler. Ama görünmeyene hepimiz yoksunuz.”

 Maral dolan gözleriyle gökyüzüne baktı. Haklıydı, hissetmek belki de hepsinden daha önemliydi. Eftalya aslında birçok kişiden daha iyi görebiliyordu hakikati.

Eftalya’ya dönerek gülümsedi.

“Haklısın. Herkes gökyüzüne bir nebze tutuk, ama kimse bulutlardan öteye gidemiyor.”

O gün iki genç kız güneş batana kadar göğü hissettiler.

Aleyna Oğlak