DosyalarErol Erdoğan

Korona Ramazan’ında Dayanışma

339Okunma

 “Ah o eski Ramazanlar” diye başlayan Ramazan ayı anlatılarımız vardır. Dededen, nineden toruna anlatılır durur o güzel hatıralar. O Ramazanlarda omuz omuza kılınan teravih namazları, birlikte oturulan iftar sofraları, elden ele dolaşan tatlı tabakları, diz dize okunan mukabeleler, yarı uykulu sahurlar vardır. Bu kadar değil, kapı gezmeleri, misafirlikler, cami ziyaretleri, erzak ve kumanya dağıtımları, balkonlarda minare şerefelerini beklemeler… Dahası arife günü ile başlayan gurbetten sılaya gidişler, sılayı rahimler, yaşlı ziyaretleri, el öpmeler, sarılmalar, hasret gidermeler, kucaklaşmalar, çeşit çeşit ikramlar, harçlıklar…

Sonraki yıllarda inşallah yine öyle Ramazanlarımız olacak ama bu seneki Ramazan ayımız farklı olacak. 2020 yılını yaşayanlar, bu ramazan ayını torunlarına sanıyorum şöyle anlatmaya başlayacaklar: 2019 yılının son günlerinde Çin’de ortaya çıkan ve Covid19 adı verilen hastalık, 2020 yılının ilk aylarından itibaren küresel salgına dönüştü. Korona adlı virüs üzerinden yayılan bu hastalık önce Çin, İran, İtalya’da görüldü, sonra ABD, Almanya, İspanya, Fransa gibi ülkelere yayıldı. Mart 2020’nin sonuna gelindiğinde Covid-19’un olmadığı ülke kalmamıştı.

Virüsün yayılımını önlemek için dünya genelinde, hayatı kısıtlayıcı önlemlere başvuruldu. Türkiye’de okullar tatil edildi, kahve ve kütüphane gibi mekanlar başta olmak üzere insanların toplu olduğu yerler kapılarını kapattı, toplantı ve gösteriler ertelendi, camilerde Cuma ve cemaat namazlarına ara verildi. 65 yaş üstünün ve 20 yaş altının sokağa çıkışı ile şehirlerarası seyahatler yasaklandı. Berber ve kuaförler hizmet dışı kalırken bazı sektörlerde mesailer azaltıldı. Zor günlerdi. İnsanlar birbirinden korkar olmuşlardı, sokaklar sakinleşmiş, şehirler ıssızlaşmıştı. Ben yazıyı yazarken durum böyleydi, hastalık her gün daha da yayılıyor, karantina uygulaması yaygınlaşıyordu. Sonraki aylarda dünyada ve ülkemizde durum ne olacak bilemiyorum.

Korona’ya karşı iki önemli kural

Şu an için Corona (Korona) virüsünün yaydığı Covid-19 hastalığına yakalanmamak için iki önemli kural var: Temizlik ve mesafeleşme. Elimiz, bedenimiz, eşyalarımız, mekanlarımız temiz olacak. Mesafeleşme (sosyal mesafe, social distancing, mesafe koyma) ise daha önemli. Virüsün bulaşımından korunmak için her şeye mesafeli olunması gerekiyor; insan insana mesafeli olacak, başkalarının kullandığı mekanlara ve eşyalara, ortak alanlara, kalabalıklara, hastalara da mesafeli olunacak… Tokalaşma, sarılma, öpüşme tehlikeli; mümkün mertebe elden ele temas olmayacak, elden ele eşya veya bir şey verilmeyecek.

Böyle bir dönemde Ramazan aylarının dillere destan yardımlaşmaları nasıl yapılacak, yardımlaşma ve dayanışmadan vaz mı geçilecek?

Hiçbir zaman dayanışma, paylaşma, bölüşme ve yardımlaşma ahlakımızdan vazgeçmeyeceğiz hatta bu döneme özgü yeni usuller bulacağız. Yardımlaşma, dayanışma, ikram, hayır ve hasenat daha önemli hale geldi. Geçici süreli iş sözleşmesiyle çalışanlar, çalıştığı gün veya saat başına para alan ücretliler, iş yerleri kapananlar, işten çıkarılanlar, ekmek teknesini kaybedenler, sanatını ve esnaflığını icra edemeyenler, virüse yakalananlar bu dönemde ciddi maddi sıkıntılar yaşayacak. Onun için öncekilerden daha bereketli bir Ramazan ayı yaşamalıyız, her birimiz 2020 yılı Ramazan dayanışmasının bir yerinde olmalı.

Açalım başlıkları, saymaya başlayalım o zaman.

İftar ziyafetleri ve Ramazan kumanyaları

Eski yıllarda iftar ve sahur davetleri yapanlar ile kumanya-erzak dağıtanlar, imkanları varsa bu Ramazan ayında “Çevremizde hangi ailenin maddi sıkıntısı var, kim işsiz kaldı, hangi aile virüsten dolayı zorda?” diye araştırıp, onların Ramazan ayını sağlıklı şekilde geçirebilmeleri için sağlık kurallarına dikkat ederek destek olabilirler.

Temizlik hasenatı

Bu seneki Ramazan hediye-erzak paketlerinin içinde muhakkak temizlik maddeleri olmalı. Bunlar ayrı bir hediye paketi olarak da düzenlenebilir. Temizlik malzemesi deyince sabun, çamaşır suyu, deterjan, kolonya, dezenfektan, peçete gibi şeyler düşünülebilir.

Tebrikleşme ve kandilleşme

Ramazan ayının başında, Kadir Gecesi’nde ve bayram günlerinde herkes birbirini arar, ziyaretler yapılır, eller öpülürdü. Bu defa öpüşme veya tokalaşma olmayacak ama telefonla tebrikleşmeler (online sılayı rahim) olmalı. Bu defa akraba olmayanlar da aranmalı yaşça büyük olanlar daha çok aranmalıdır. Sokağa çıkamadıkları için moralleri bozulan ve canları sıkılanlara moral vermek, can sıkıntısını gidermek, psikolojik destek sağlamak, muhabbet etmek iyiliktir, hayır ve hasenattır.

Okul ve mezuniyet iftarları

Her Ramazan’da okul ve mezuniyet iftarları yapılır, hatıralar anlatılır, özlemler giderilirdi. Bu sene şöyle yapılabilir: Okulların gelirleri düştüğü için ücret verilmekte zorlanılacak hizmetlilere/ çalışanlara okul aile birlikleri aracılığı ile destek olunabilir, mezunlar kendi okullarının ihtiyaçlarını gidermek için karınca kararınca yardımcı olabilirler. Bu yardımları eğitime, irfana, okumaya destek diye düşünmeliyiz.

Fitre, fidye ve zekatlar

Zekatın Ramazanlarda verilme zorunluluğu olmamasına rağmen ülkemizde oruç günlerinde zekat verme geleneği var. Fitre zaten Ramazan ayına ait bir vecibe. Bu Ramazan da yine zekat, sadaka, fidye ve fitreler en ihtiyaçlılara verilmelidir. Maddi durumu eskiden iyi iken Korona sürecinden dolayı ihtiyaçlı hale gelenler ve bazı fakirler kendini belli etmeyebilir, onlara ulaşılması iyi olur.

Çocuklara harçlıklar

Ramazan ayı içinde ve bayramda çocuklara harçlık verme geleneği yine sürmeli, mini bir ilaveyle tabii… Salgın hastalıktan dolayı ciddi sağlık sorunu yaşayan ve bundan dolayı maddi manevi sıkıntıları olan ailelerin çocukları bu bayramda gözetilmeli. Harçlık verirken de mesafe korunmalıdır. Uzaklarda olan çocukların harçlıkları kenara konulup sonra verilebilir.

Yetimler ve öksüzler

Onlar her zaman için önemli, ama Ramazan’da daha çok gözetilmesi gereken kardeşlerimiz. Anne ve babası olmayanın anne ve babası millettir, devlettir. Bu Ramazan’da onlar hiç unutulmamalı, sevgiyle onların yanında olunmalı.

Gurbettekiler

Ailesinden, memleketinden, ülkesinden uzakta olup karantina kurallarından dolayı gurbette kalanlar da Ramazan ayı dayanışmasını en samimi biçimde hissetmeli. Öyleyse dayanışılacaklar listesinde gurbettekiler de olmalı.

Ev kirası almamak

Az da olsa devam eden kadim adetlerden ikisi, soframıza gelenleri uğurlarken diş kirası vermek ve Ramazan ayında kira almamaktır. Ne güzel, dişe kira veren atalarımız zamanı gelince evden kira almazmış. Ramazan ayı hürmetine o ayki kira ücretini almamak güzel bir yardımlaşma örneği. Ev sahibine vereceği kira bedeliyle çocuklarına bayram kıyafeti alan veya sofrasına birkaç çeşit daha ekleyen insan ne kadar mutlu olur. İnsan sevindirmenin bin bir yolu var. Bu Ramazan inşallah zor durumdaki insanlarımızdan kira parasını almayanlar artar.

Sokaktaki hayvanlar

Sokaklar artık eskisi gibi değil, çok sessiz. Bu dönemde, kediler, köpekler, kuşlar eskisi kadar yiyecek ve su bulamayabilir. Ramazan’ın bereketinden onlar da yararlanmalıdır.

Evde iş bölümü

Bu seneki Ramazan ayında, “sosyal mesafe” kuralları gereği evler kalabalık olacak, evde geçirilen vakitler artacak. Evlerde iş bölümü yapılmazsa, temizlik, alışveriş, iftar ve sahur hazırlama, sofra toparlama, bulaşık yıkama gibi işler aile bireylerden bazılarının üstüne yığılabilir. Bunun çözümü iş bölümü yapmaktır. Buna “aile içi dayanışma” veya “aile içi iyilik” diyebiliriz.

Uzaklardaki dostlarımız

Korona’nın dünya çapında meydana getirdiği çaresizlik sürecinde Türkiye; İtalya, İspanya, İngiltere, Irak, Suriye, Bosna Hersek, Kosova, Sırbistan gibi ülkelere de elinden geldiğince sağlık yardımları ile elini uzattı. Her yıl Ramazan ve Kurban Bayramı’nda dünyanın onlarca ülkesine yardımlar götürülürdü. Bu sene de olabildiğince uzaklara yine selamlarımız ulaşmalıdır. Onlar bizim uzaklardaki yakınlarımızdır.

İyiliklerle dolu, sağlıklı, bereketli bir Ramazan ayı diliyorum. Rabb’im oruçlarınızı, namazlarınızı, tilavetlerinizi, hayırlarınızı kabul etsin. Yardımlaşma, hayır ve hasenat yaparken önemli kurallarımızı unutmayalım: Allah rızasını gözetmek, saygınlığı korumak ve incitmemek, ihtiyacı olana öncelik vermek. Rabb’im tüm insanlığa şifa, inşirah, huzur versin.

 

Erol Erdoğan